Portör Muayenesi Uygulamalar ve Değişiklikler Günümüzde, klasik anlamdaki portör muayenesi uygulaması büyük ölçüde tarihsel bir uygulama haline gelmiştir. 2011’de yürürlüğe giren yasal değişiklikler sonucunda periyodik portör taraması zorunluluğu kaldırılmış ve bunun yerine hijyen eğitimi zorunluluğu getirilmiştir 2013 yılında yürürlüğe konulan Hijyen Eğitimi Yönetmeliği ile, eskiden portör muayenesi yaptırması gereken tüm çalışan gruplarının (gıda, su sektörü, berber-kuaför ve benzeri hizmetler) Halk Eğitim Merkezleri veya yetkili eğitim kurumlarınca verilen hijyen eğitimini almaları şart koşulmuştur. Bu eğitimlerde çalışanlara, işlerinin gerektirdiği hijyen kuralları, gıda güvenliği ilkeleri, kişisel temizlik standartları ve bulaşıcı hastalıkları önleme yöntemleri öğretilmekte; başarılı olanlara Hijyen Eğitim Belgesi verilmektedir. Böylece yasal mevzuat, “taşıyıcı taraması” yerine “eğitim ve farkındalık” yoluyla hastalıkların önlenmesini hedefleyen bir yaklaşıma evrilmiştir. Bu değişikliğin arka planında, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Avrupa Birliği gibi otoritelerin bilimsel değerlendirmeleri bulunmaktadır. DSÖ’nün önerileri, portör taramalarının kişilerin sadece o andaki durumunu yansıttığını, süreklilik arz eden bir koruma sağlamadığını ve salgınları önlemede tek başına etkili olmadığını ortaya koymuştur. Nitekim bir çalışanda herhangi bir patojenin tarama anında saptanmamış olması, o kişinin ertesi hafta o patojeni almayacağının garantisi değildir. Bu nedenle gelişmiş ülkeler, sürekli eğitim, iyi hijyen uygulamaları ve aktif sürveyans ile desteklenmeyen tek seferlik taramaların etkinliğinin düşük olduğunu belirtmektedir. Avrupa Birliği düzenlemeleri de bu doğrultuda şekillenmiş ve gıda işiyle ilgili personele belirli periyotlarla laboratuvar testi zorunluluğu yerine, iyi hijyen uygulamaları (Good Hygienic Practices) ve tehlike analizine dayalı sistemlerin (HACCP) uygulanması, personelin hijyen konusunda eğitilmesi ve sağlık durumunun izlenmesi ön plana çıkarılmıştır.